• Akdeniz Mah. Şehit Fethi Bey Cad. No. 55 Heris Tower K: 9 D: 91 Alsancak Konak İzmir
  • pnr.derin@gmail.com
  • 0532 154 54 90

Kadın Moto Kuryelere Dair

 

GÖRÜNMEZİZ

EŞİT DEĞİLİZ

……………………………………………..

 

BİLİNÇLİYİZ

BİZ DE VARIZ

 

FIRSAT EŞİTLİĞİ İSTİYORUZ

 

Günümüz Türkiye’sinde özellikle pandemi sırasında doğan ihtiyaçlar karşısında ve devam eden süreçte moto kurye mesleği vücut bulmuş, moto kuryeler ile gerçekleştirilen teslimatlar, gerek platform şirketlerin gerekse işletme ve esnafın iş potansiyelini ve karlılığını arttıran önemli bir faktör haline gelmiştir. Her meslek grubunda olduğu gibi moto kurye mesleğinde de hatırı sayılır kadın çalışmaktadır. Kadın ve erkek eşit değildir ancak fırsat eşitliğine sahip olmalıdır inancındayız. Bu sebeple öncelikle kadın ve erkek olarak yaradılış farklılıklarımızı dikkate almalı yaratıcı, üretici yanımızı unutmadan ancak fiziksel ve biyolojik olarak erkeklerden farklı olduğumuzun bilinci ile ihtiyaçlarımızı ve moto kurye mesleğini icra ederken karşılaşabileceğimiz sorunlarla nasıl baş edebileceğimizi öğrenmeliyiz.

Ne yazık ki toplumsal algı ve farkındalığın henüz bu meslek grubu için yeterince gelişmemiş olması tüm moto kuryeler için bir sorun teşkil etmekte ise de özellikle kadın moto kuryelerin sadece kadın olmalarından kaynaklanan görünmezliği, ciddiye alınmayışları karşısında ve saygısız tutumlara maruz kalmaları ile erkeklerden farklı olarak karşı karşıya kalabilecekleri bazı sorunlarda moto kurye mesleğinde öz bilincimizi geliştirmemizin ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor.

Bugün hala moto kurye mesleği ne yazık ki az tehlikeli meslek grubundadır. Oysa ki moto kuryeler gerek trafikte gerekse mesleği icra ederken birçok tehlike ile karşı karşıya kalmaktadırlar.

Trafikte karşılaşılabilecek sorunlardan bazı örnekler vererek özellikle kadın moto kuryelerin bu sorunların önüne geçebilmek amacıyla yapabileceklerine değinmek yerinde olacaktır kanaatindeyim. Akabinde yaşanan olumsuzluklar karşısında başvuracağımız yollar ve yasal haklarımızdan bahsetmek istiyorum.

‘Trafikte bizi araç olarak görmüyorlar’ şikayetlerini duyar gibiyim, elbette tüm moto kuryeler için konuşmasak da her meslekte olduğu gibi aramızda çürük elmaların varlığını kabul edip öncelikle trafiği ve insan yaşamını tehlikeye sokacak her türlü davranıştan bizim kaçınmamız gerektiğinin altını çizmek gerek. Unutulmamalıdır ki Karayolları Trafik Kanunu kapsamında motor sürücüleri de diğer araç sürücüleri ile eşit haklara sahiptir. Aynı zamanda moto kuryeler saygı görme ve görünürlülük haklarına sahip olmakla birlikte ne yazık ki trafikte yaşanan birçok kazanın veya yaralanmanın moto kuryenin eşitlik, saygı görme ve görünürlülük hakkının ihlal edilmesi sonucu gerçekleştiğini bilmeliyiz. Oysa ki trafik kurallarına ve işaretlerine uymak birçok yaralanma, kaza ve hatta ölümün önüne geçecektir. Ancak bir konuda hak vermek gerekir ki ne yazık ki moto kurye sürücülerine trafikte, saygı duyulmadığını, geçiş önceliği olan durumlarda dahi yol haklarının kendilerine tanınmadığını görmekteyiz. İşbu bu durumlarda özellikle kadın moto kuryelerin söz konusu haklarının ihlalini önlemek amacıyla her şeyden önce trafik kurallarına ve işaretlerine uymaları akabinde doğru ekipman kullanımı ile riskleri en aza indirmelerinin önemi büyüktür.

Motor sürücülerine karşı dahi farkındalığın bulunmadığı, saygı, hoşgörü ve eşitlik haklarının ihlal edildiği günümüzde hele de kadın moto kuryelerin trafikte çok zor anlar yaşadığı malumumuz.

Tam da izah ettiğimiz bu sebeplerden ötürü eşitlik, görünürlülük gibi haklarınızın ihlalini önlemek amacıyla öncelikle ekipman kullanımımıza dikkat etmeliyiz. Kask, kask kamerası, gözlük, dizlik, dirseklik, eldiven haricinde en önemli ekipmanlardan biri de reflektörlü kıyafetler olacaktır.

Trafikte, reflektörlü kıyafet kullanımı fark edilmemizi sağlayacak, yani görünürlülük hakkımızı koruyacak en önemli ekipmandır. Akabinde olası kaza anında yaralanmamızın önüne geçek kask, dizlik, dirseklik, gözlük gibi koruyucu ekipmanlarımız olmadan güvenli bir sürüş gerçekleştiremeyeceğimizi kabul etmeli ve bu ekipmanlar olmadan yola çıkmamalıyız.

Tüm bu önlemlere rağmen olası herhangi bir kaza halinde tarafların kusur durumunun ve somut olayın ne şekilde cereyan etttiğinin en doğru şekilde tespitini ve ispatını sağlayacak şey ise kask kamera kaydınız ve olaya tanık olanların ifadeleri olacaktır. Bu demektir ki ekipmanlar, moto kuryeler için trafikte yaralanma ve kazaları en aza indirgeyeceği gibi kaza anına dair kusur durumunun ve sair hususların tespitinde de önemli rol oynamaktadır. Bu sebeple doğru ve eksiksiz ekipman kullanımı hayati önem taşımaktadır.

Herhangi bir kazaya veya trafikte bir tartışmaya karışmanız durumunda olay yerine intikali gerçekleştiren ekiplerin sadece sizlerin değil olaya tanıklık eden kişilerin ifadelerini almalarının tarafınızca sağlanması da haklarınızı en iyi şekilde kullanmanıza ve ispata yarayacaktır. Bu amaçla olay yerinde mevcut delillerin toplanması hususunda kolluk kuvvetleri kadar bizim de bilinçli olmamız olası zararlarımızın önüne geçecektir. Burada yaşanan olaylar sırasında başvurulan kolluk kuvvetlerinin olaya intikal süresi, yaklaşımı gibi birçok sorun ile daha karşı karşıya kalındığı da doğrudur. İşbu durumda derhal en yakın karakola veya adliyede müracaat savcılığına bizzat başvuru yapmanız ve olayı tüm detayları tutanağa geçirtmeniz ile delillerinizi tek tek sayarak delillerinizin ivedilikle toplanmasını talep etmeniz yerinde olacaktır. Burada tespiti yapılacak kusur durumu kesin olmamakla birlikte sigorta tarafından tanzim edilecek kusur durumuna etkisi büyüktür. Kati raporun ortaya çıkmasında bilirkişi raporlarına yapılacak itirazlar burada büyük önem arz etmekle birlikte mümkünse bir avukat desteği almanız yararınıza olacaktır ki Türk Ceza Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki haklarınıza halel gelmesin.

Ayrıca yaşanan kazada kusursuz veya karşı tarafa oranla daha az kusurlu olmanız halinde tazminat haklarına sahip olacağınızı unutmamalısınız. Bu halde maddi tazminat olarak, motorsikletin tamirat masrafları, hastanede yaptığınız tedavi giderlerinizi ve kaza sebebi ile çalışamamaktan doğan kazanç kayıplarınızı (geçici veya kalıcı iş göremezlik tazminatı) ve manevi tazminat haklarınızı hukuk mahkemeleri aracılığıyla talep edebilirsiniz. Zorunlu trafik sigortası kapsamında karşı tarafça karşılanmayan bir zarar mevcut ise bu halde ek bir tazminata daha hükmedileceğini de bilmek gerekir. Daha da önemlisi eğer sigortalı çalışan iseniz bu halde sadece karşı tarafa değil işverene karşı da dava ve talep haklarınızı yöneltebilirsiniz ki eğer kaza iş sırasında yaşandı ise bu durumda SGK’ya da bildirim yapılmalıdır, bu halde olay iş kazası kapsamında değerlendirilmelidir.

Trafikte yaşayabileceğiniz başkaca saldırı, taciz, hakaret, tehdit, darp gibi mevzuat gereği suç teşkil eden karşı taraf eylemleri için de yine tüm delilleriniz ile birlikte emniyete veya bizzat müracaat savcılığına yapacağınız şikayetiniz veya olay yerine intikal eden polis memurlarına tutturacağınız tutanağınız ve sunacağınız deliller ile inceleme ve soruşturma sonucunda suça konu eylemi dolayısıyla ilgililerin cezalandırılmasıyla sonuçlanacaktır.

Son olarak trafikte kazaya sebep olmaksızın haklarınızın ihlalinde veya trafiği tehlikeye soka sürücülerin de yine tüm delilleriniz ile birlikte 112 üzerinden veya Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı online işlemler (https://ihbar.ng112.gov.tr/ ) üzerinden ihbarı da trafikte bir çok suçun önlenmesine ve tespiti ile ilgililerin cezalandırılmasında büyük önem taşımaktadır.

Kadın moto kuryelerin mesleği ifa ederken karşılaştığı sorunlar ne yazık ki sadece trafikte gündeme gelmemektedir. Kadın moto kuryenin mesleğini ifa sırasında sadece kadın olmasından kaynaklı aciz görünmesi yönündeki inanç veya sadece kadın olması sebebiyle karşı tarafın daha cesur ve kanun tanımaz, haksız tutum ve davranışlarına maruz kaldığı bilinmektedir. Türk Ceza Kanunu kapsamında kadın moto kuryelere karşı da kasten veya taksirle öldürmeye teşebbüs, yaralama, tehdit haricinde ne yazık ki cinsel saldırı, cinsel taciz, hakaret, hırsızlık suçlarının da işlendiği görülmektedir. Bu halde olay anında ve derhal 112’yi arayarak yardım istemek, tutulacak tutanağa olaya ait tüm detayların titizlikle geçirilmesini sağlamak ve izahlardaki haklılığınızı, olayı aydınlatacak ve ispat edecek tüm delillere yer vermek çok büyük önem arz etmektedir.

Özellikle kadın moto kuryelerin bağlı çalışan olması halinde iş kanunu kapsamındaki haklarının da işverenlerce ihlal edildiğini görmekteyiz. Oysa ki İş Kanunu’nun 5. maddesi, “İş ilişkisinde; dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılamaz. İşveren, biyolojik veya işlerin kesilmesine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartların miktarında, beklemesinde ve sona ermesinde, cinsiyet veya üreme nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapılamaz. İş ilişkisinde veya sona ermesinde devam eden hükümlerin hükümlerine aykırı davranışlarda bulunan işçi, dört aya kadar ücret kesilen uygun bir tazminattan başka yoksun bırakılma hakları da talep edilebilir.” Şeklinde düzenlenmiştir.

Ayrıca kadın moto kuryelerin özellikle geceleri teslimat yapmalarının kazanç anlamında getirisi yüksek olsa da özellikle erkeklerden farklı olarak kadınlar için doğurduğu tehlike göz ardı edilemez. İş Kanunu’muzda ayrıca hali hazırda kadın moto kuryeler için düzenleme bulunmasa da gerek gece çalışma yasağı gerekse tehlike işlerde çalıştırma yasağı olarak bilinen Md. 72 ve 73 ile kanunun ruhu gereği işverenlerin bu yönüyle de kadın moto kuryelere karşı sorumlulukları bulunduğunu ifade etmek gerekir. Yine gebe ve yeni doğum yapmış çalışanlara yönelik koruyucu düzenlemelerde de açıkça kadın moto kuryelere yer verilmemiş ise de bu mesleğin yeni doğmuş olması ve mevzuatın güncele evrilmesi zaman alacaktır ancak bu anlamda İş Kanunu Md. 74’te yine bağlı çalışan moto kuryeler yönünden işverence hakların ihlali veya kullanılmasının engellenmesi halinde haklarının tazmini amacıyla yargıya başvurma ve talep haklarını doğurmakta ve korumaktadır.

Unutulmamalıdır ki Türk kadınları dünya üzerinde yaşayan fırsat eşitliğinden yararlanan ilk kadınlardır ve hakları mevzuat çerçevesinde korunmakta olup düzenlemeler kadınları sınırlayan değil koruyucu niteliktedir.

Av. Pınar Barış

Yorum Yap

* ile işaretli alanların doldurulması zorunludur.